Mustafa Kobaş, Köpek Eğitmeni, Köpek Eğitimi İzmir

Doğru Bilinen Yanlışlar

>Bilgi Bankası>Ana Sayfa

Köpek beslemeye başlamadan birçok araştırma yapar, bilgiler edinmeye çalışır, ve eve yeni gelen misafirimize nasıl yaklaşmamız gerektiğini elimizden geldiğince öğrenmeye çalışırız.. Ne zaman eğitilmeli, nasıl davranılmalı, nasıl ceza verilmeli… Ama acaba doğru bildiğimiz yanlışlarımız da var mıdır? İşte sizlere birçok köpek sahibinin doğru bildiği bazı yanlışlar;

Köpekler altı aylıktan itibaren eğitime başlar.

(YANLIŞ!)

Köpeğimizin eğitime başlama yaşı en sık karşılaştığımız yanlışlardan birisidir.
Birçok köpek sahibi eğitime köpeklerinin altı aylık olmasından itibaren başlanılması gerektiğini bilir ve duyar. Peki, hiç kendinize sordunuz mu? Neden altı aylık olmadan bir köpeğe eğitim verilmez?

İkinci dünya savaşında Almanya’da bulunan Nazi kamplarında bekçilik ve koruma yapmaları için Alman çoban köpekleri yetiştirilerek eğitilirdi. Köpekler üzerinde o dönemde geçerli olan ve şuanda da kullanılan klasik eğitim metotları kullanılıyordu. Bir köpeğe gerek psikolojik gerekse bedensel güç, işkence uygulayabilmek için köpeğin fiziksel yapısı yerine oturması gerektiği için kamplarda köpeklerin altı aylık olmaları beklenilirdi ve bu yaş sınırında köpeğe istenilen bedensel güçle eğitim verilebiliyordu. Klasik eğitim anlayışı günümüzde yerini pozitif yani dayak değil ödül ağırlıklı eğitim biçimine bırakmasına rağmen klasik eğitim ne yazık ki hala yaygın olarak kullanılmaktadır.

Klasik eğitim sistemindeki düşünceyi tamamen gölgede bırakan çağımızın gerek bilimsel, gerek hayvan dostu metodu olan pozitif eğitim sistemi ile eğitimlere iki aylıktan itibaren başlanılabilmektedir.

Köpeğimizin eğitimi için altı aylık olmasını beklersek birçok istenmeyen ve yanlış hareketi istemeden, bilmeden köpeğimizde pekiştirmiş olacağız. ( tasmayı çekiştirerek yürümesi, mobilya kemirmesi, havlaması, insanların üzerine atlaması, oyun ısırıkları, vs vs vs ). Oysaki iki aylıktan itibaren ( evimize geldiği ilk andan itibaren ) eğitimlere başlanılırsa hem köpeğimizin karakter gelişimini hem de davranışlarını göz önünde tutarak istenmeyen birçok davranışın önüne geçilmiş olunur.

Köpeğinizin patronu olun

(YANLIŞ!)

Köpekler sürü hayvanlarıdır ve sürü hayvanlarında patronluk yoktur. Madem sürü yaşantısında patronluk yoktur neden köpeğimize patronluk taslayalım? Sürü yaşantısında neler vardır?

Köpeklerin doğal yaşantılarında ( birçok sokak köpeği guruplarında görüldüğü gibi ) sürü liderliği kavramı mevcuttur. Köpekler bizim yaşantımızda birer işçi ya da bizim hayatımızın çalışanları değildir ki onlara patronluk taslayasınız. Köpekler bizlerin ailemizin ( sürümüzün ) birer ferdidir bu da hiyerarşiyi doğurur, hiyerarşi sisteminde bir lider vardır SÜRÜ LİDERİ, geri kalanlarda sürü üyeleridir. Köpeğiniz üzerinde otorite kurmaya çalışmak, patronluk taslamak, güç gösterileri çalışmak köpeğinize yapabileceğiniz en yanlış yaklaşımlardır. Doğal yaşamları incelendiği zaman hiçbir sürü lideri sürüsündeki bireylere kendi gücünü gösterebilmek için kaba kuvvet kullanmaz. Sürü davranışını şimdi kendi yaşantımıza uyarlayarak bir göz atalım. Dört kişilik bir aile 45 yaşında bir baba, 38 yaşında bir anne, 20 yaşında bir erkek çocuk ve 17 yaşında bir kız çocuğu. Bu sürüde bir tane lider vardır bu lider ya sürü üyelerinin geçimini sağlamakla görevli 45 yaşındaki baba ya da sürü üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamakla görevli 38 yaşındaki annedir, peki sizce lider olabilmek için sürü üyelerine kaba kuvvet mi kullanılmıştır, patronluk mu taslanmıştır? Hiçbirisi bunun nedeni çok basittir sürünün hayati ihtiyaçlarını karşılayan sürü lideridir. Ve şimdi bu sürüye birde iki aylık yavru bir köpek sokalım var olan bir sürüye yeni bir üye katıldı ve bu üyenin tüm hayati ihtiyaçları kimin elinde? SÜRÜ LİDERİNİN. Sürü lideri olabilmek için harcanmaya değer fazladan bir girişime gerek var mı? Hayır, yok yani köpeğimizin hayati ihtiyaçlarını karşıladığımız sürece onun lideriyizdir ( PATRONU DEĞİL.)Köpeğin tüm ihtiyaçlarını birebir kim karşılıyorsa doğal olarak sürü lideri de o olacaktır.

Tuvaletini yaptığında ensesinden tutarak burnunu yaptığı tuvaletine sürterek ikaz edin

( YANLIŞ! )

Başta tuvalet eğitimi olmak üzere ne yazık ki birçok konuda da yanlış bilgilere sahibiz. Şüphesiz ailemize yeni katmış olduğumuz yavru köpeğimizin en zorlu ve sabır isteyen zamanlarından bir tanesi tuvalet alışkanlığını oluşturulmaya çalışıldığı zamandır. Ama ne yazık ki yine yanlış yönlendirme ve bilgiler yüzünden tuvalet eğitimi çığırından çıkarak köpeklerimizle birlikte bizim için tam bir kâbusa dönüşmektedir. Bu soruna genel olarak bakıldığında aslında çözümün çok basit bir şekilde gözlemle hallolunabileceği gerçeği gözden kaçmamakla beraber şu zihniyetin (Tuvaletini yaptığında ensesinden tutarak burnunu yaptığı tuvaletine sürterek ikaz edin ) tarzındaki düşence ve terbiye metodunda köpeğimizde oluşabilecek davranış bozukluklarını asla tahmin bile edemezsiniz. Bu şekildeki bir terbiye metodu tamamiyle geri kafalı ve yanlış bir zihniyete dayanmaktadır, bunun yerine köpeğimizi gözlemleyerek bu terbiye metodunu çok daha kısa sürede ve basit bir şekilde verebilmemizin yanı sıra köpeğimizde oluşabilecek birçok davranış bozukluğunun önüne geçmiş bulunuruz.

İstenmeyen bir hareket yaptığında ensesinden sert bir şekilde tutup silkeleyerek ikaz edin

( YANLIŞ! )

Bu tarz olaylarda söylenilen ve örnek gösterilen konu yavru köpekler yanlış yaptıklar bir konuda anneleri yaptıklarının yanlış olduğunu anlatmak için ensesinden tutarak yavruyu silkelerler. Ama ne yazık ki bu tarz davranışlarda yanlıştır. Hiçbir anne yavrusunu ikaz amaçlı ensesinden tutarak sert bir şekilde silkelemez, sadece yavrularını bir yerden başka bir yere taşımak amacı ile enselerinden tutarlar. Hadi farz edelim ki anne köpek yavrularını ikaz etmek amacı ile bu şekilde davranmaktadır, peki ya siz evinize yeni gelen yavrunun annesi misiniz? Siz belki kendinizi o şekilde görüyor olabilirsiniz ama yavru köpek için ne yazık ki öyle değilsiniz. Siz onun için tanımadığı bir yabancısınız, üzerinizde anne kokusu yok, onun gibi davranışlarınız yok. Göstereceğiniz bu tür bir davranışla köpeğinizin sizden korkmasına, keşfetmeye, tanımaya çalıştığı bu yenidünyadan, yaşamdan yapmış olduğunuz yanlışlar yüzünden çekingen olmasına neden olabilirsiniz.

Başkalarının köpeğinizi sevmesine izin vermeyin, yoksa köpeğiniz yılışık olur

( YANLIŞ! )

Köpek sevgisi;
Bazı köpek sahiplerinin köpeklerini başka insanlara sevdirmediklerini görürüz, sevdirmeyi bırakın yanına bile yaklaştırmaz. Bu nedenini altında yabancı insanların köpeğinizi sevmesi durumunda yılışık bir köpek olacağı düşüncesi yatmaktadır. Kendini insanlara sevdiren, etrafa neşeli hareketleriyle renk katan bir köpek yılışık olarak mı adlandırılıyor? Bence hayır. Ya sizce? Aslında konuya derinlemesine bakıldığında yabancılara kendini sevdiren, etrafındaki insanların sempatisini kazanan bir köpeğin neleri başarabileceğini, nelere vesile olabileceğini hiç düşündünüz mü? Mesela köpekten korkan birisinin karşısında insan canlısı, neşeli bir köpeğin olduğu düşünülürse bu sizce o insanın korkusunu yenme isteğini başlatması anlamına gelemez mi? Belki de o köpek sayesinde bu korkusunu yenmeyi başarabilir! Başka bir bakış açısı da küçük bir çocuğa köpek sevgisini çok güzel bir şekilde aşılayabileceğidir. Ya peki köpeğini yabancılara sevdirmeme kavramının oluştuğu ve uygulandığı bir köpeği ele alırsak bu köpek sizce nasıl bir karakter ve psikoloji içerisinde olacaktır? Sahibinin dışında tüm insanlar tehlikeli, yabancı, tehdit edici !! Agresif bir köpek olması ile birlikte köpek korkusu olan insanların köpekten korkmasına, bu korkunun büyümesine neden olacaktır. Böyle olan bir köpek ne insanlar içerisinde rahat bir şekilde dolaşabilir, ne de insanlar bu tarzdaki köpeklerin olduğu alanda rahat bir şekilde dolaşabilir.
Sonuç olarak iyi bir eğitim alan köpek insanlarla ne şekilde diyalog kuracağını çok iyi bir şekilde bilir.

İki yaşından sonra köpeğe eğitim verilmez

( YANLIŞ! )

Bir köpeğin eğitimi için konulan yaş sınırları neye, hangi kıstaslara göre konulmuştur! Hiç düşündünüz mü?
Altı aydan küçük iki yaşından büyük köpeğe neden eğitim verilmez?? Bu konuya şu şekilde değinelim. Hiçbir eğitim almamış 10 yaşında bir çocuğu göz önünde tutalım, ardından yanına birde 25 yaşında genç bir insan oturtalım, bu sıranın arkasına da 50 yaşında başka bir insanı oturtalım. Bu guruba aynı anda matematiğin en basit kavramı olan toplama, çıkartma dersi vermeye başlayalım. 3’ncü dersin sonunda yaş sınırları birbirinden farklı bu üç kişi verilen dersler ile ilgili sınava tabi tutulduğunda 10 yaşındaki çocuğun diğerlerine nazaran çok daha çabuk öğrendiğini göreceksiniz. 10 yaşındaki insan 3 ders sonrasında bu eğitimi başarı ile tamamlayabiliyorsa 25 yaşındaki insanın aynı konulu dersi 5’inci derse uzayabilir ve aynı şekilde 25 yaşındaki insan 5’inci dersin sonrasında öğrenebiliyorsa 50 yaşındaki bir insanda aynı konulu dersi 8’inci ders sonunda kavrayabilir. Bu örneği köpeklere indirgersek henüz yavru olan bir köpek eğitime daha açık, daha çabuk kavrayabilme yetisine sahip ve hiçbir yanlış hareket pekişmemiş olacağından eğitimi çok kısa sürede biter. İki yaşındaki bir köpek iki yaşına kadar hiçbir eğitime tabi tutulmadığı için birçok yanlış hareket pekişmiş olur ve eğitim süresi uzar. Kısaca her ırk ve her yaşta köpeğe eğitim verilebilir, ama burada dikkat edeceğimiz en önemli şey fazladan harcayacağımız ZAMAN!!